Toprak Çeşitleri YGS-LYS Coğrafya

Taşınmış Topraklar (Azonal Topraklar): Akarsular, rüzgârlar ve buzullar gibi dış kuvvetlerin, çeşitli sahalardan aşındırarak taşıdıkları materyalleri biriktirmeleriyle oluşan topraklardır. Bunlardan; • Akarsu biriktirmesiyle oluşanlara alüvyal topraklar, • Buzul biriktirmesiyle oluşan topraklara moren topraklar, • Rüzgâr biriktirmesiyle oluşan topraklara da lös […]

VOLKANİK HAREKETLER (VOLKANİZMA)

Yer’in derinliklerinde bulunan mağmanın, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne doğru yükselmesine volkanizma denir. Katı, sıvı ya da gaz halindeki maddelerin yeryüzüne çıktığı yere volkan ya da yanardağ, bu maddelerin çıkışına da püskürme denir. Püskürdüğü bilinen volkanlar etkin volkanlar, püskürdüğü bilinmeyen volkanlar […]

YER GÖÇMELERİ VE KAYMALAR

Herhangi bir yamacın, bir kısmının kayarak aşağıya doğru yer değiştirmesine yer göçmesi ya da heyelan denir. Eğer, ana kaya üzerinden yalnızca toprak örtüsü kayıyorsa, buna da yer kayması adı verilir. Yer Göçmeleri ve Yer kaymalarını oluşturan etkenler a. Fazla eğim: […]

KITA OLUŞUMU HAREKETLERİ (EPİROJENEZ)

Kara ve denizlerde düşey doğrultudaki alçalma yükselme hareketlerine epirojenez denir. Başka bir ifade ile, yer kabuğunun geniş alanlı yaylanma hareketleridir. Farklı yoğunluktaki yer kabuğu parçaları manto üzerinde dengeli bir biçimde dururlar. Bu olaya izostazi, dengeye ise izostatik denge denir. Herhangi […]

YERKABUĞUNU OLUŞTURAN TAŞLAR

1. Püskürük (Katılaşım) Taşlar • İç püskürük taşlar: Mağma, her zaman yeryüzüne kadar çıkamaz. Bazen yerkabuğunun belirli yerlerine sokularak katılaşır. Soğuma yavaş olduğundan iri kristalli olurlar. Bu taşlara örnek olarak granit ve siyanit verilebilir. • Dış püskürük taşlar: Mağmanın yeryüzünde […]

 

Toprak Çeşitleri YGS-LYS Coğrafya

Taşınmış Topraklar (Azonal Topraklar): Akarsular, rüzgârlar ve buzullar gibi dış kuvvetlerin, çeşitli sahalardan aşındırarak taşıdıkları materyalleri biriktirmeleriyle oluşan topraklardır.
Bunlardan;
• Akarsu biriktirmesiyle oluşanlara alüvyal topraklar,
• Buzul biriktirmesiyle oluşan topraklara moren topraklar,
• Rüzgâr biriktirmesiyle oluşan topraklara da lös topraklar denilmektedir.
Yerli Topraklar (Zonal Topraklar): Kayaların, bulundukları yerlerde çözülmeleriyle oluşan topraklardır.
a. Nemli Bölge Toprakları
• Tundra Toprakları
Kutuplara yakın, soğuk tundra bölgelerinin topraklarıdır. Toprak genelde ya donmuş haldedir ya da bataklık halinde bulunur. Bu nedenle tarım yapmaya elverişli değildir. Türkiye’de bu tür topraklar görülmez.
• Podzol Topraklar
İğne yapraklı ormanlarla kaplı, soğuk ve nemli iklim bölgelerinin topraklarıdır. Çok yıkanmış olduklarından üst kısımlarının rengi soluklaşmıştır. Yine aynı sebepten dolayı, topraktaki besin maddeleri de azdır. Bunun sonucunda verimsizleşmiştir. Türkiye’de, Batı Karadeniz Bölümü’nde kahverengi ve kırmızımsı sarı podzolik topraklar yaygındır.
• Kahverengi Orman Toprakları
Nemli orta kuşağın, geniş (yayvan) yapraklı ormanlarla kaplı bölgelerinde görülür. Humus bakımından zengin oldukları için verimlidirler.
Türkiye’de, bu tür topraklar, Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olmakla birlikte, İç Anadolu’nun 1000 – 1200 m’den yüksek alanlarında da yer yer görülür. İç Anadolu’da, daha çok Kuzey Anadolu Dağları’nın güneye bakan yamaçlarında yaygındır.
Yine, Trakya’nın kuzeyinde Yıldız Dağları’nda, İçbatı Anadolu’da, Güneydoğu Toroslar üzerinde de kahverengi orman topraklarına rastlanır.
• Kırmızı Topraklar (Terra – rossa)
Nemli subtropikal iklim bölgesi ile Akdeniz iklim bölgelerinde, genellikle kalkerler üzerinde görülen topraklardır. Toprağa kırmızı rengini veren bileşimindeki demiroksittir.
Türkiye’de, Akdeniz Bölgesi ile Kıyı Ege ve Güney Marmara’da yaygın olarak görülür.
• Laterit Topraklar
Dönenceler arasında yer alan, sıcak ve nemli iklim bölgelerinin karakteristik toprak tipidir. Şiddetli bir kimyasal çözülme sonucu oluşur. Rengi kiremit kırmızısıdır. Humus oranı azdır. Buna bağlı olarak verimli değildir. Türkiye’de tam olarak laterit özelliği taşıyan toprak görülmez. Ancak, Doğu Karadeniz Bölümü’nde, laterit türü (lateritleşmiş) topraklara rastlanabilmektedir.
b. Kurak Bölge Toprakları
• Çernezyomlar
Çernezyomlar, Orta Kuşağın yarı nemli step bölgelerinde görülür. Kara topraklar adı da verilir. Fazla yıkanmadıkları için mineral ve kireç bakımından zengindir. Toprağın üst kısmında, steplerden oluşan bitki artıklarının oluşturduğu, kalın bir humus tabakası vardır. Bu nedenle Dünya’nın en verimli toprakları arasındadır.
Çernezyomlar, ülkemizde en yaygın olarak, Erzurum – Kars Plâtosu’nda oluşmuştur. Ayrıca, İç Anadolu Bölgesi’nin kuzey kesiminde de yer yer bu tür topraklar görülmektedir.
• Kestane veya Kahve Renkli Step Toprakları
Az yağış alan step iklimlerinde görülen topraklardır. Üzerindeki bitki örtüsü seyrek olduğu için, humus oranı azdır. Bu yüzden verimleri düşüktür. Türkiye’de, Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu plâtoları ile İçbatı Anadolu’da yaygındır.
• Çöl Toprakları
Çöl iklim bölgelerinde görülür. Çok az yağış alıp, fazla yıkanmadıkları için, kireç ve tuz oranı oldukça fazladır. Humus, hemen hemen hiç yoktur. Bu topraklarda tarım yapılamaz.
Türkiye’de, bu tür topraklar görülmemekle birlikte, Tuz Gölü çevresinde çölleşmiş topraklara rastlanır.

VOLKANİK HAREKETLER (VOLKANİZMA)

Yer’in derinliklerinde bulunan mağmanın, yerkabuğunun zayıf kısımlarından yeryüzüne doğru yükselmesine volkanizma denir.
Katı, sıvı ya da gaz halindeki maddelerin yeryüzüne çıktığı yere volkan ya da yanardağ, bu maddelerin çıkışına da püskürme denir. Püskürdüğü bilinen volkanlar etkin volkanlar, püskürdüğü bilinmeyen volkanlar da sönmüş volkanlar olarak adlandırılır.

Volkanlardan çıkan akışkan maddelere lav, katı maddelere de volkan tüfü (proklastik maddeler) denir. Lavların ve tüflerin yeryüzüne çıkmak için izledikleri yola volkan bacası adı verilir. Yüzeye çıkan lav ve tüfün oluşturduğu yer şekline volkan konisi, koninin tepe kısmındaki çukur kısmına da volkan ağzı (krater) denilmektedir.
Kraterlerin patlamalar ya da çökmelerle genişlemiş şekillerine kaldera denir. Volkanların şekli ve püskürme özellikleri çıkardıkları maddelere göre değişir. Volkanik etkinlikler bazen yalnızca gaz patlaması şeklindedir. Bu durumda patlama çukurları oluşur. İç Anadolu’da Karapınar ve Nevşehir dolaylarında bu tür patlama çukurları yaygındır. Bu patlama çukurları maar olarak adlandırılır.
Türkiye’deki Volkanik Sahalar
• Doğu Anadolu Bölgesi’nde; Büyük Ağrı, Küçük Ağrı, Süphan, Tendürek ve Nemrut dağları
• İç Anadolu Bölgesi’nde; Erciyes, Hasandağı, Melendiz, Karadağ, Karacadağ ve Karapınar çevresi
• Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde; Karacadağ
• Kuzeybatı Anadolu’da; Köroğlu Dağları
• Akdeniz Bölgesi’nde; Hatay yakınında Hassa çevresi
• Ege Bölgesi’nde; Kula (Manisa) çevresi

YER GÖÇMELERİ VE KAYMALAR

Herhangi bir yamacın, bir kısmının kayarak aşağıya doğru yer değiştirmesine yer göçmesi ya da heyelan denir. Eğer, ana kaya üzerinden yalnızca toprak örtüsü kayıyorsa, buna da yer kayması adı verilir.
Yer Göçmeleri ve Yer kaymalarını oluşturan etkenler
a. Fazla eğim: Yer göçmeleri ve kaymalarına etki eden en önemli faktör eğimdir. Düz bir arazide diğer şartlar olsa bile heyelan olayı gerçekleşmez. Vadilerle çok yarılmış dik yamaçlı yerlerde, göçmeler daha çok ve daha sık görülür.
b. Şiddetli yağış: Yağışlarla yeryüzüne düşen sular, toprak arasına sızar. Bu durum sürtünmeyi azaltır. Bünyesine su alan topraklar kayganlaşır. Göçmelerin ve kaymaların, çoğunlukla sürekli bol yağışların düştüğü ve karların eridiği dönemlerde meydana gelmesinin sebebi budur.
c. Yerçekimi: Yer kaymaları ve göçmelerini harekete geçiren kuvvet yerçekimidir. Kuvvetli yerçekimi, toprak tabakalarının aşağılara doğru kaymasında etkilidir.
d. Tabakaların durumu: Tabakaların eğiminin yamaç eğimine paralel olduğu yerlerde heyelan daha kolay olur. Tabakalar eğime dik ise, bu durumda heyelan olma ihtimali azalır. Daha çok toprak kayması görülür.
e. Kayanın ve toprağın cinsi: Kayalar ve topraklar farklı dirençtedir. Bazıları kolay, bazıları da zor aşınıp koparlar. Bazıları ise, bünyesine suyun hepsini alarak kayma için elverişli bir ortam hazırlar.
Türkiye’de yer göçmeleri ve kaymalar
Türkiye’de yer göçmeleri ve kaymalar en çok Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde görülür. Sürmene, Of, Geyve, Sera, Çatak ve Senirkent heyelanları ülkemizde son elli yılda meydana gelen birçok yer göçmesinin başlıcalarıdır.
İklim olaylarına bağlı olarak, kar erimeleri ve yağmur şeklindeki yağışlardan dolayı, en fazla heyelan ilkbaharda, en az heyelan yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülmektedir.

KITA OLUŞUMU HAREKETLERİ (EPİROJENEZ)

Kara ve denizlerde düşey doğrultudaki alçalma yükselme hareketlerine epirojenez denir. Başka bir ifade ile, yer kabuğunun geniş alanlı yaylanma hareketleridir.
Farklı yoğunluktaki yer kabuğu parçaları manto üzerinde dengeli bir biçimde dururlar. Bu olaya izostazi, dengeye ise izostatik denge denir. Herhangi bir yerde epirojenez olayının olabilmesi için, izostatik dengenin bozulması gereklidir.
İzostatik dengeyi bozan yukarıdaki olaylar sonucu karalar hafiflemekte ve yükselmektedir. Karalar yükselince deniz seviyesi gerilemekte, deniz altındaki alanlar kara haline gelmektedir. Bu şekilde, deniz seviyesinin alçalması olayına regresyon denir.
Karalardaki, lâvlar, birikmeler, buzullaşma, vb. olaylar sonucunda da karaların yükü artmakta ve ağırlaşarak ya da iç kuvvetlerin etkisiyle çökmektedir.
Bu alçalma sonucunda denizler karalara doğru ilerlemekte ve kara parçaları sular altında kalmaktadır. Bu şekilde, deniz seviyesinin yükselmesi olayına da transgresyon adı verilir.
Epirojenik hareketlere örnek olarak, İskandinav Yarımadası ve Kanada verilebilir. Buzul çağında buralarda 1 – 2 km kalınlığında bir buz tabakası vardı. Sonradan buzullar eriyince, karaların üzerindeki yük azaldı ve mağmaya doğru gömülen bu kara parçaları tekrar yükselmeye başladı. Bu yükselme, günümüzde de yavaş yavaş devam etmektedir.
Epirojenik hareketler, Türkiye’de de olmaktadır. Anadolu milyonlarca yıldır yükselmekte, buna karşılık Karadeniz ve Doğu Akdeniz havzaları çökmektedir. Buna bağlı olarak, Çukurova Havzası ile Ergene Ovası hızlı bir çökme içine girmişler ve tortulanma alanı olmuşlardır.

YERKABUĞUNU OLUŞTURAN TAŞLAR

1. Püskürük (Katılaşım) Taşlar
• İç püskürük taşlar: Mağma, her zaman yeryüzüne kadar çıkamaz. Bazen yerkabuğunun belirli yerlerine sokularak katılaşır. Soğuma yavaş olduğundan iri kristalli olurlar. Bu taşlara örnek olarak granit ve siyanit verilebilir.
• Dış püskürük taşlar: Mağmanın yeryüzünde soğuyup katılaşması sonucunda oluşur. Soğuma hızlı olduğundan kristalleşme ya hiç olmaz, ya da çok az olur. Bu taşlara örnek olarak andezit ve bazalt verilebilir.
2. Tortul (Sediment) Taşlar
• Kimyasal tortul taşlar: Sularda erimiş halde bulunan maddelerin kimyasal yollarla çökelmesi sonucunda oluşurlar. Kireçtaşı
(kalker), traverten, kayatuzu, jips (alçı taşı) ve dolomit kimyasal tortul taşlardandır.
• Organik tortul taşlar: Canlı kalıntılarının üst üste birikerek katılaşması sonucu oluşurlar. Turba, linyit, taşkömürü, antrasit ve mercan kalkerleri organik tortul taşlardandır.
• Mekanik (klastik veya kırıntılı) tortul taşlar: Akarsular, rüzgârlar ve buzullar gibi dış kuvvetlerin aşındırdığı materyalleri taşıması ve çukur alanlarda biriktirmesi sonucu oluşurlar. Kiltaşı, kumtaşı
(Gre), buzultaşı (moren) ve konglomera kırıntılı tortul taşlardandır.
3. Başkalaşım (Metamorfik) Taşlar
Püskürük ve tortul taşların, aşırı sıcaklık ve basınç altında kalarak değişime uğramasıyla oluşurlar. Bu tür taşlar, eski özelliklerini kaybederek yeni özellikler kazanırlar. Mermer, killi şist, kristalli şist, gnays ve kuvars başkalaşım taşlarının en yaygın olanıdır.

DIŞ KUVVETLER YGS COğrafya

DIŞ KUVVETLER
Kaynağını Güneş, dolayısı ile iklim ortamından alan kuvvetlerdir.

orojenez(dağ oluşumu) yerkabuğunu oluşturan levha denilen büyük blokların yatay yönde hareketi sonucu arada
sıkışan birikim alanları dağları oluşturmuşlardır.Sert yapılı olan birikim alanları kırılmışlardır.Bu tür arazilerde:
-Volkanizma
-sıcak su kaynakları
-Deprem aktivitesi yüksektir.

İÇ kuvvetler LYS COğrafya

İÇ kuvvetler
kaynağını yerin iç kesiminden alan kuvvetlerdir.Yeryüzünün ana görünümünü oluşturmuşlardır.Bunların oluşturdukları
araziler dış kuvvetler tarafından değiştirilmeye devam etmektedir.

DÜNYA’NIN ŞEKLİ ve HAREKETLERİ YGS-LYS Coğrafya

A. DÜNYA’NIN ŞEKLİ
Dünya, kutuplardan hafifçe basık, Ekvator’dan şişkin kendine has bir şekle sahiptir. Buna geoit denir. Dünya’nın geoit şekli, kendi ekseni etrafında dönüşü sırasında oluşan, merkez kaç kuvvetiyle savrulması sonucu meydana gelmiştir.

Dünya’nın Şeklinin Sonuçları
• Ekvator’un uzunluğu tam bir meridyen dairesinin uzunluğundan daha fazladır.
• Ekvator yarıçapı, kutuplar yarıçapına göre 21 km daha uzundur.
• Dünya’nın şeklinden dolayı, güneş ışınları yeryüzüne farklı açılarla düşer.
• Sıcaklık dağılışını etkiler. Ekvator’dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık değerleri düşer.
• Dünya’nın şeklinden dolayı, Dünya’nın bir yarısı karanlıkken diğer yarısı aydınlıktır. Aydınlanma çizgisi daire biçiminde olur. Buna aydınlanma çemberi de denir.
• Kutuplar, Dünya’nın merkezine (Ekvator’a göre) daha yakındır. Bunun sonucu olarak, yerçekimi Ekvator’da az, kutuplarda daha fazladır.
• Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüş hızı Ekvator’dan kutuplara gidildikçe azalır.
• Ekvator’dan kutuplara gidildikçe, paralel boyları ve meridyenler arası mesafe azalır.
• Dünya’nın şeklinden dolayı, harita çizimlerinde hatalar meydana gelir.
• Kutup yıldızının görünüm açısı bulunduğumuz yerin enlem derecesini verir.
B. DÜNYA’NIN HAREKETLERİ
1. Dünya’nın Kendi Ekseni Etrafında Dönmesi (Günlük Hareket)
Dünya kendi ekseni etrafındaki dönüşünü, batıdan doğuya doğru 24 saatte tamamlar. Buna 1 gün denir.

Dünya’nın Kendi Ekseni Etrafındaki Dönüşünün Sonuçları
• Gece ve gündüz birbirini takip eder.
• Güneş ışınlarının günlük geliş açıları değişir.
• Günlük sıcaklık farkları meydana gelir. Bunun sonucunda;
– Fiziksel çözülme oluşur.
– Günlük basınç farkları oluşur.
– Meltem rüzgârları oluşur.
• Merkez kaç kuvveti meydana gelir. Bunun sonucunda;
– Sürekli rüzgârların (Alize, Batı, Kutup) yönlerinde sapmalar meydana gelir.
– Okyanus akıntıları (Gulf – stream, Labrador, vs.) halkalar oluşturur ve yönlerinde sapmalar olur.
• Yerel saat farkları meydana gelir.
• Cisimlerin gün içindeki gölge uzunlukları değişir.
• Güneş doğuda erken doğar, batar ve batıda geç doğar, batar.
• Dinamik basınç kuşakları meydana gelir.
2. Dünya’nın Güneş Etrafında Dönmesi (Yıllık Hareket)
Dünya, kendi ekseni etrafındaki günlük dönüşünü sürdürürken, bir yandan da Güneş’in çevresinde dolanır. Dünya, Güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 yıl denir.
Dünya, 939 milyon km lik yörüngesi üzerinde saatte 108 bin km. hızla hareket eder.

Dünya’nın Güneş’e olan uzaklığı sabit değildir. Bazen yaklaşırken, bazen uzaklaşır. Bunun nedeni, Dünya yörüngesinin elips şeklinde olmasıdır. Dünya’nın Güneş’e en yakın olduğu 3 Ocak tarihine Perihel (Günberi) denir. Dünya’nın Güneş’ten en uzak olduğu 4 Temmuz tarihine ise Afel (Günöte) denir.
Dünya’nın Güneş Etrafındaki Dönüşünün Sonuçları
• Mevsimlerin oluşmasına ve değişmesine neden olur.
• Mevsimlik sıcaklık farkları meydana gelir.
• Kara ve denizler arasında sıcaklık farkları oluşur.
• Muson rüzgârları meydana gelir.
• Gece – gündüz uzunlukları değişir.
• Güneş’in ufuk üzerinde doğduğu yer ve saat ile, Güneş’in ufukta battığı yer ve saat değişir.
• Güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açıları değişir.
• Cisimlerin gölge boyları değişir.
• Aydınlanma çemberi mevsimlere göre yer değiştirir.
• Güneş ışınları yıl boyunca dönencelere bir kez, dönenceler arasına iki kez dik düşer.
Dünya’nın Eksen Eğikliği
Dünya’nın elips şeklindeki yörüngesinden geçen düzleme Ekliptik (yörünge) düzlemi,Ekvator’dan geçen düzleme ise Ekvator düzlemi denir.

Bu iki düzlem birbiriyle çakışmaz. Çünkü, Dünya’nın ekseni ekliptik düzleme tam dik değildir. Başka bir ifadeyle, Dünya ekseni ile ekliptik düzlemi arasında 66° 33′, Ekvator düzlemi ile ekliptik düzlemi arasında 23° 27′ lık bir açı vardır.
İşte yukarıda, Dünya’nın Güneş etrafındaki hareketinin sonuçlarında sayılanların asıl nedeni, Dünya’nın ekseninin eğik olmasıdır. Buradan, “Dünya’nın Güneş çevresinde dönüşünün sonuçları, eksen eğikliği ile birlikte ortaya çıkar” sonucunu çıkarabiliriz.
Dünya ekseninin 23°27′ eğik oluşunun sonuçları şunlardır:
• Güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açısı yıl boyunca değişir.
• Güneş’in doğuş ve batış saatleri ile yerleri değişir.
• Aydınlanma çemberinin sınırı mevsimlere göre değişir.
• Mevsimlerin oluşumuna neden olur.
• 21 Aralık’ta Güney Yarım Küre’nin, 21 Haziran’da ise, Kuzey Yarım Küre’nin Güneş’e daha dönük olmasına neden olur.
• Gece ile gündüz süreleri arasındaki farkın, Ekvator’dan kutuplara gidildikçe artmasına neden olur.
Ekvator çizgisi üzerinde yıl boyunca gece ve gündüz süreleri değişmez.
• Yıl içinde cisimlerin gölge uzunlukları değişir.
• Dönencelerin ve kutup dairelerinin sınırlarını belirleyerek, matematik iklim kuşaklarının oluşumuna neden olur.

: Amerika Birleşik Devletleri, en az lise mezunu 50 Bin İşçi Alacak.Maaşlar en az 4 Bin Dolar.Ayrıntılar ve Başvuru Formu İçin Tıklayın

MEVSİMLER ve ÖZELLİKLERİ
Dünya’nın Güneş etrafında dönmesi ve eksen eğikliğine bağlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler aynı zamanda mevsimlerin başlangıcıdır.
21 Mart ve 23 Eylül tarihlerine ekinoks (gece – gündüz eşitliği) tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran tarihlerine de solstis (gündönümü) tarihleri denir.
21 HAZİRAN

a. Kuzey Yarım Küre
• Güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne 90°lik açı ile düşer.
• Yaz mevsiminin başlangıcıdır.
• En uzun gündüz, en kısa gece yaşanır.
• Yengeç Dönencesi’nden kuzeye gidildikçe gündüz süresi uzar, gece süresi kısalır.
• Bu tarihten itibaren gündüzler kısalmaya, geceler uzamaya başlar. Fakat 23 Eylül tarihine kadar gündüzler gecelerden uzundur.
• Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup Dairesi’ne teğet geçer.
• Yengeç Dönencesi’nin kuzeyi, güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dik açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları küçülmeye başlar.
• Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde en kısa gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları uzamaya başlar.
b. Güney Yarım Küre
• Güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne 43°06′ lık açı ile düşer.
• Kış mevsiminin başlangıcıdır.
• En uzun gece, en kısa gündüz yaşanır.
• Oğlak Dönencesi’nden güneye gidildikçe gece süresi uzar, gündüz süresi kısalır.
• Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya başlar. Fakat 23 Eylül tarihine kadar geceler gündüzlerden uzundur.
• Aydınlanma çemberi Güney Kutup Dairesi’ne teğet geçer.
• Oğlak Dönencesi’nin güneyi güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dar açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları büyümeye başlar.
• Oğlak Dönencesi’nin güneyinde en uzun gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları kısalmaya başlar.
23 EYLÜL

Kuzey ve Güney Yarım Küre
• Güneş ışınları öğle vakti Ekvator’a 90°lik açı ile düşer.
• Gölge boyu Ekvator’da sıfırdır.
• Güneş ışınları bu tarihten itibaren Güney Yarım Küre’ye dik düşmeye başlar.
• Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de geceler, gündüzlerden uzun olmaya başlar. Güney Yarım Küre’de ise tam tersi olur.
• Bu tarih Kuzey Yarım Küre’de Sonbahar, Güney Yarım Küre’de İlkbahar başlangıcıdır.
• Aydınlanma çemberi kutup noktalarına teğet geçer. Bu tarihte Güneş her iki kutup noktasında da görülür.
• Dünya’da gece ve gündüz birbirine eşit olur.
• Bu tarih Kuzey Kutup Noktası’nda 6 aylık gecenin, Güney Kutup Noktası’nda ise 6 aylık gündüzün başlangıcıdır.
21 ARALIK

a. Kuzey Yarım Küre
• Güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne 43°06′ lık açı ile gelir.
• Kış mevsiminin başlangıcıdır.
• En uzun gece, en kısa gündüz yaşanır.
• Yengeç Dönencesi’nden kuzeye gidildikçe gece süresi uzar, gündüz süresi kısalır.
• Bu tarihten itibaren geceler kısalmaya, gündüzler uzamaya başlar. Fakat 21 Mart tarihine kadar, geceler gündüzlerden uzundur.
• Aydınlanma çemberi Kuzey Kutup Dairesi’ne teğet geçer.
• Yengeç Dönencesi’nin kuzeyi güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dar açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları büyümeye başlar.
• Yengeç Dönencesi’nin kuzeyinde en uzun gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları kısalmaya başlar.
b. Güney Yarım Küre
• Güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne 90° lik açı ile gelir.
• Yaz mevsiminin başlangıcıdır.
• En uzun gündüz, en kısa gece yaşanır.
• Oğlak Dönencesi’nden güneye gidildikçe gündüz süresi uzar, gece süresi kısalır.
• Bu tarihten itibaren gündüzler kısalmaya geceler uzamaya başlar. Ancak 21 Mart tarihine kadar, gündüzler gecelerden uzundur.
• Aydınlanma çemberi Güney Kutup Dairesi’ne teğet geçer.
• Oğlak Dönencesi’nin güneyi güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dik açı ile alır. Bu tarihten itibaren güneş ışınlarının gelme açıları küçülmeye başlar.
• Oğlak Dönencesi’nin güneyinde en kısa gölge yaşanır. Bu tarihten itibaren gölge boyları uzamaya başlar.
21 MART

Kuzey ve Güney Yarım Küre
• Güneş ışınları öğle vakti Ekvator’a 90° lik açı ile düşer.
• Gölge boyu Ekvator’da sıfırdır.
• Güneş ışınları bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’ye dik düşmeye başlar.
• Bu tarihten itibaren Güney Yarım Küre’de geceler, gündüzlerden uzun olmaya başlar. Kuzey Yarım Küre’de ise tam tersi olur.
• Bu tarih Güney Yarım Küre’de Sonbahar, Kuzey Yarım Küre’de İlkbahar başlangıcıdır.
• Aydınlanma çemberi kutup noktalarına teğet geçer. Bu tarihte Güneş her iki kutup noktasında da görülür.
• Dünya’da gece ve gündüz süreleri birbirine eşit olur.
• Bu tarih Güney Kutup Noktası’nda 6 aylık gecenin, Kuzey Kutup Noktası’nda ise 6 aylık gündüzün başlangıcıdır.

Dünya ve Dünya’nın Hareketleri

Dünya, Güneş Sistemi’nin 9 gezegeninden biridir ve Güneş’e olan uzaklığı bakımından 3. Sırada bulunur. Coğrafya’nın asıl konusunu oluşturan Dünya’yı incelemek için bazı kavramların bilinmesi gerekir:
Eksen
Kutup Noktası
Ekvator
Paralel
Meridyen

Dünya’nın Şekli :

Dünyanın Şekli ve Boyutları :

Dünya, Kutup Noktaları’nda basık, Ekvator’da şişkindir. Dünya’nın kendisine özgü bu şekline geoid denir. Geoide en yakın geometrik şekil elipsoiddir. Verilen boyutlar “Hayford Elipsoidi” ne aittir.

Dünya’nın Boyutları

Ekvator yarıçapı = 6.378,4 km
Kutuplar yarıçapı = 6.356,9 km
Ekvator çevresi = 40.076,6 km
Kutuplar çevresi = 40.009,1 km
Pratikte bu uzunluklar yaklaşık olarak alınmaktadır.

Paralellerin Özellikleri :

• Ekvator’a paralel uzanırlar
• Çapları ve uzunlukları Ekvator’dan kutuplara doğru kısalır.
• Ekvator’dan kutuplara doğru sayısız paralel çizilebilir. Ancak değerlendirme kolaylığı bakımından birer derece aralıklarla çizildikleri varsayılır.
• Paralellerin 90 tanesi Kuzey Yarım Küre’de, 90 tanesi Güney Yarım Küre’de bulunur.
• 60. paraleller Dünya’nın küreselliğinden dolayı Ekvator’un yarısı uzunluğundadır.
• Birbirini izleyen 2 paralel arasındaki uzaklık her yerde yaklaşık 111 km’dir.

UYARI : Dünya’nın geoid şekli nedeniyle 2 paralel arasındaki uzaklık Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Örneğin, Ekvator ile 10 (kuzey-güney) enlemleri arasındaki uzaklık 110.596 m iken, 890-900 (kuzey-güney) enlemleri arasındaki uzaklık 110.700 m’dir. Ancak birbirini izleyen 2 paralel arasındaki uzaklık pratikte 111 km olarak kabul edilmiştir.

Özel Paraleller

Bazı paralellerin yerleri, güneş ışınlarının yere değme açısına bağlı olarak doğa tarafından belirlenmiştir. Bunlar :
Ekvator
Dönenceler
Kutup Daireleri
Kutup Noktaları

Ekvatorun Özellikleri

• En uzun paraleldir.
• Güneşin önünden en hızlı geçen noktaların oluşturduğu paraleldir.
• 3) Dünya’nın eksen çevresindeki dönüş hızı Ekvator’da yaklaşık 1670 km/saat’tir.
• Güneş ışınlarını 21 Mart ve 23 Eylül’de dik açıyla alır.
• Yıl boyunca sıcak olduğundan termik alçak basınç kuşağıdır.
• Yükseltici hava hareketleri görüldüğü için bol yağış alır.
• Gece ve gündüz süreleri yıl boyunca birbirine eşit ve 12′şer saattir.

Dönencelerin Özellikleri

• Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Dönenceler, 23027′ Kuzey ve Güney paralelleridir.
• Kuzey Yarım Küre’dekine Yengeç Dönencesi, Güney Yarım Küre’dekine Oğlak dönencesi denir.
• Orta kuşak ile Tropikal kuşağı birbirinden ayırırlar.
• Güneş ışınlarının düz zeminlere dik geldiği en son noktalardır.
• 5. Yengeç Dönencesi 21 Haziran’da, Oğlak Dönencesi 21 Aralık’ta Güneş ışınlarını dik açı ile alır.

Kutup Noktalarının Özellikleri

• 90. Kuzey ve Güney paralelleridir.
• Güneş ışınlarının düz zeminlere en dar açıyla geldiği yerlerdir.
• Sürekli soğuk olduğundan kutuplar ve çevresinde yıl boyunca termik yüksek basınç kuşakları oluşur.
• Aydınlanma çemberinin 21 mart ve 23 Eylül’de teğet geçtiği yerlerdir.
• Bir yıl içinde 6 ay sürekli gündüz, 6 ay sürekli gece yaşanır.
• Çizgisel hızın sıfır, yer çekiminin en fazla olduğu yerlerdir.

Kutup Dairelerinin Özellikleri

• Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Kutup Daireleri, 66033′ Kuzey ve Güney paralelleridir.
• Kutup kuşağı ile Orta kuşağı birbirinden ayırırlar.
• Aydınlanma çemberinin yıl içinde yer değiştirdiği ve 21 Haziran ile 21 Aralık’ta teğet geçtiği paralellerdir.
• 21 Haziran’da Kuzey Kutup Dairesi’nde, 21 Aralık’ta Güney Kutup Dairesi’nde 24 saat gündüz yaşanır.

Meridyenlerin Özellikleri

• Bir kutuptan diğerine uzanan meridyenler de paraleller gibi sayısızdır. Ancak pratikte her 1 dereceden bir yay geçtiği varsayılarak, 360 tane oldukları kabul edilmiştir.
• Birbirini izleyen 2 meridyen arasındaki uzaklık Ekvator üzerinde 111 km olarak kabul edilmiştir.
• Başlangıç meridyeni olarak Londra yakınlarındaki Greenwich kabul edilmiştir.
• Bir meridyenin, karşıt (anti) meridyeniyle arasında 180 meridyen fark vardır.

UYARI: Meridyen yayları eşit uzunluktadır. Aralarındaki uzaklık Ekvator’dan kutuplara doğru azalır ve tüm meridyenle kutuplarda birleşir.

Birbirini izleyen 2 meridyen arasındaki uzaklık; Ekvator üzerinde 111.322 m. (pratikte 111 km olarak kabul edilmiştir, 45. (Kuzey – Güney) paralellerinde 78.850 m, 90. (Kuzey – Güney) paralellerinde ise 0 m’dir.

Dünyanın Şekline Bağlı Sonuçlar

• Dünya’nın geoid şekli nedeniyle, yerçekimi Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Dünya, geoid değil de küre şeklinde olsaydı, yerçekimi Dünya’nın her yerinde aynı olurdu.
• Dünya’nın geoid şekli nedeniyle Ekvator diğer paralellerden ve meridyenlerden daha uzundur. Dünya küre şeklinde olsaydı, Ekvator çevresi (kutupları çevreleyen iki meridyenin uzunluğu) birbirine eşit olurdu.
• Ekvator çevresi =40.077 km
• Kutuplar çevresi=40.009 km
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle, ekseni çevresindeki dönüş hızı Ekvator’dan kutuplara doğru azalır. Ekvator üzerindeki noktalar saatte 1666,6 km yol katederken, Kutup Noktaları’nda alınan yol sıfır km olduğu için, eksen çevresindeki dönüş hızı 0 km/saat’tir.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle Kutup Noktaları’nda birleşen meridyen yaylarının uzunluğu birbirine eşittir. Bir kutuptan diğerine uzanan bir meridyen yayının uzunluğu yaklaşık 20.005 km’dir.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle meridyenler arası uzaklık, Ekvator’dan kutuplara doğru azalır ve meridyenler Kutup Noktaları’nda birleşirler.
• Birbirini izleyen iki meridyen arası uzaklık Ekvator üzerinde 111.322 m iken (pratikte bu uzunluk 111 km kabul edilmiştir), 45. paraleller üzerinde 78.850 m, 90. paralellerde (Kutup Noktaları) 0 m’dir.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle, paralellerin uzunluğu Ekvator’dan kutuplara doğru küçülür. Ekvator en uzun paraleldir. Kutuplarda ise paraleller nokta halini alır.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle aydınlık ve karanlık yarıküreler oluşur. Böylece yeryüzünün bir yarısı gündüzken, diğer yarısında gece yaşanır.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator’dan kutuplara doğru Güneş ışınlarının yere değme açısı daralır. Bu tarihlerde Ekvator Güneş ışınlarını dik açı ile alır. Bu nedenle yatay düzleme dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Kutuplara doğru güneş ışınlarının yere değme açısı daraldığı için cisimlerin gölge boyu uzar.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle güneş ışınlarını yıl boyunca dik ve dike yakın açı ile alan Ekvator’un güneşten aldığı ısı enerjisi daha fazladır. Kutuplara doğru ışınların gelme açısının daralması nedeniyle alınan ısı enerjisi azalır.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle yerden yükseldikçe görülebilen alan genişler.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle termik basınç kuşakları oluşur.

Termik Basınç Kuşakları

Dünya’nın küreselliği nedeniyle ısınma ve soğumaya bağlı oluşan basınçlara termik basınç denir. Güneş ışınlarını, yıl boyunca dik ve dike yakın açılarla alan Ekvator fazla ısınır. Isınan hava genleşerek yükselir ve basınç düşer. Kutuplar, ışınları dar açı ile aldığından her zaman soğuktur.Soğuk hava ağır olduğu için yere çöker ve basınç yükselir.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle, Kutup Yıldızı’nın görünüm açısı Kuzey Kutbu’ndan Ekvator’a doğru daralır. Bu nedenle 60. Kuzey paralelinde 60 açı ile görülen Kutup Yıldızı Güney Kutbu’nda görülmez.
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle hep aynı yönde hareketle başlangıç noktasına ulaşılır. 1519 yılında Macellan tarafından, hep batıya gidilerek çıkış noktasına varılabileceği düşüncesi ile İspanya’nın Cadiz Körfezi’ndeki Sancular Limanı’nda başlatılan ve aynı limanda 1522 yılında son bulan Dünya seyahati ile bu sonuca ulaşılmıştır.

Dünya’nın Hareketleri

Dünya’nın Günlük Hareketi (Eksen Çevresindeki Hareketi)

Dünya, batıdan doğuya doğru ekseni çevresindeki dönüşünü 24 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş günü denir. Dünya’nın ekseni çevresindeki hareketinin hızı, 2 farklı şekilde ifade edilir.

Çizgisel Hız

Dairesel hareket yapan Yerküre üzerindeki bir noktanın birim zamanda eksen üzerindeki yer değiştirme hızıdır. Çizgisel hız, dünyanın küreselliği nedeniyle Ekvator’da en fazladır, kutuplara doğru azalır.

Açısal Hız

Dairesel hareket yapan Dünya üzerindeki bir noktanın birim zamanda oluşturduğu dönüş açısıdır.
Dünya, ekseni çevresindeki hareketi sırasında 4 dakikada 1 derecelik, 1 saatte 15 derecelik, 24 saatte 360 derecelik dönüş yapar.
Açısal hız, dünya üzerindeki her noktada aynıdır.

UYARI : Dünya kendi ekseni çevresinde,
4 dakikada 10′ lik,
1 saatte 150′ lik,
24 saatte 360’lik dönüş yapar.

Günlük Hareketin Sonuçları

Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle,

• Bir noktaya Güneş ışınlarının gelme açısı ve yatay düzleme dik duran cisimlerin gölge boyları günün saatlerine göre değişir.
• Güneş ışınları öğle saatinde en büyük açıyla gelir ve en kısa gölgeler oluşur.
• Gece ve gündüzler birbirini izler.
• Günlük sıcaklık farkları oluşur.
• Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, rüzgarlar esme yönlerinden saparlar. Bu sapma, Kuzey Yarım Küre’de esme yönünün sağına, Güney Yarım Küre’de esme yönünün soluna doğrudur.
• Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, okyanus akıntıları yönlerinden sapar ve halkalar oluştururlar. Okyanus akıntılarını başlatan sürekli rüzgarlardır. Bu nedenle rüzgarların esme yönlerinden sapmasına bağlı olarak akıntılar da yönlerinden sapar.

Dünyanın Yıllık Hareketi

Dünya ekseni çevresinde hareket ederken aynı zamanda saat ibresinin tersi yönde, Güneş’in çevresinde de döner. Bu hareketini elips bir yörüngede 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş yılı denir. Dünya’nın yıllık hareketi sırasında, Güneş’in çevresinde çizdiği yörünge düzlemine ekliptik denir. Yörünge şeklinin elips olması nedeniyle Dünya yıllık hareket sırasında Günöte – Günberi konumuna gelir.

Günöte (Aphel – Afel)

Dünya’nın, Güneş’ten en çok uzaklaştığı, yörüngede en yavaş döndüğü gündür. Dünya Günöte konumuna 4 Temmuz’da gelir.

Günberi (Perihel)

Dünya’nın, Güneş’e en çok yaklaşıp, yörüngede en hızlı döndüğü gündür. Dünya Günberi konumuna 3 Ocak’ta gelir.

Yörünge Şeklinin Sonuçları

Dünya Güneş’in etrafında elips bir yörüngede döner. Yörünge şeklinin elips olması nedeniyle;
• Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızı, Güneş’e yaklaştıkça artar, Güneş’ten uzaklaştıkça azalır. Dolayısıyla sonbahar ekinosuna 2 gün gecikme ile 23 Eylül’de ulaşılır.
• Her iki yarımkürede mevsim süreleri değişir.

Mevsim Süreleri:
Yörünge şekli tam daire biçiminde olsaydı, Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızı değişmez, her iki yarım kürede mevsim süreleri eşit olurdu.
Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle Kuzey Yarım Küre’de ve Güney Yarım Küre’de aynı anda birbirine göre zıt mevsim yaşanır. Birinin yaz süresi diğerinin kış süresi olur. Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızının Güneş’e yaklaştıkça artması, uzaklaştıkça azalması nedeniyle Kuzey Yarım Küre’de İlkbahar ve yaz süresi Güney yarım Küre’de sonbahar ve kış süresi daha uzundur.

Eksen Eğikliği

Dünya’nın yıllık hareketi sırasında oluşan yörünge düzlemi (ekliptik) ile Dünya’nın Ekvator düzlemi üst üste çakışmaz.
Aralarında 2327′ lık bir açı bulunur.
Yörünge düzlemi ile eksen arasında ise 6633′ lık bir açı oluşur. Buna Dünya’nın Eksen Eğikliği denir.

Ekliptik:
Dünya’nın yörüngesinden geçtiği varsayılan düzleme Ekliptik veya Yörünge Düzlemi denir.

UYARI: Dünya ekseniyle, yörünge düzlemi arasında 6633′lık,
Ekvator ile yörünge düzlemi arasında 2327′ lık açı bulunmaktadır.
Bu açı daha küçük ya da daha büyük olsaydı, dönence ve kutup dairelerinin enlem dereceleri değişirdi.

Eksen Eğikliğinin Sonuçları

• Dünya’nın Güneşe karşı konumu yıl içinde değişir.
Dünya’nın Güneşe Karşı Konumları

21 Mart – 23 Eylül Durumları (Ekinokslar)

a) 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator üzerindeki noktalar yerel saat 12.00′de Güneş ışınlarını dik açı ile alır.
b) b) Ekvator’da yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′ de gölgesi oluşmaz.
c) Aydınlanma çemberi, Kutup Noktalarından geçer.
d) Dünya’nın her yerinde gündüz ve gece süresi birbirine eşittir.
e) Aynı meridyen üzerinde yer alan tüm noktalarda Güneş, yerel saatle aynı anda doğar ve aynı anda batar.
f) 21 Mart’tan sonra Kuzey Y.’de, 23 Eylül’den sonra da Güney Y.’ de gündüzler gecelere göre daha uzun olmaya başlar.

21 Haziran Durumu (Solstisi)

a) Güneş ışınları dik açı ile yerel saat 12.00′de Yengeç Dönencesi’ne gelir.
b) Yengeç Dönencesi’nde yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′de gölgesi
oluşmaz.
c) Aydınlanma çemberi Kutup Dairelerine teğet geçer.
d) Bir noktadan kuzeye doğru gidildiğinde gece süresi uzamaya başlar.
e) Kuzey Yarım Küre’de yılın en uzun gündüzü, Güney Yarım Küre’de ise yılın en uzun gecesi
yaşanır. Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de gündüzler, Güney Yarım Küre’de ise geceler
kısalmaya başlar.

21 Aralık Durumu (Solstisi)

a) Güneş ışınları dik açı ile yerel saat 12.00′de Oğlak dönencesi’ne gelir.
b) Oğlak dönencesi’nde yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′de gölgesi oluşmaz.
c) Aydınlanma çemberi Kutup Daireleri’ne teğet geçer.
d) Bir noktadan kuzeye doğru gidildikçe gündüz süresi uzamaya başlar.
e) Kuzey Yarım Küre’de yılın en uzun gecesi, Güney Yarım Küre’de ise yılın en uzun gündüzü
yaşanır. Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de geceler, Güney Yarım Küre’de gündüzler
kısalmaya başlar.

UYARI: 21 Haziran’da Yengeç Dönencesi, 21 Aralık’ta Oğlak dönencesi, 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator üzerindeki noktalarda, cisimlerin saat 12.00′da oluşan gölgesi tam dibe düşer. Ekinokslarda, 450 enlemlerinde oluşan gölge boyu cismin boyuna eşittir.

UYARI: 21 Haziran’da,
- Güney Kutup Dairesi ile Güney Kutbu arasındaki enlemlerde gece süresi 24 saatten fazladır.
- Türkiye’de saat 12.00′de cisimlerin yıl içindeki en kısa gölgeleri oluşur.

UYARI: 21 Aralık’ta;
- Kuzey Kutup Dairesi ile Kuzey Kutbu arasındaki enlemlerde gece süresi 24 saatten fazladır.
- Türkiye’de yerel saat 12.00′de cisimlerin yıl içindeki en uzun gölgeleri oluşur.

• Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak Dönenceler ve Kutup Daireleri’nin yerleri belirlenir.

Dönenceler
2327′ Kuzeye paralelleridir. Güneş ışınlarının düz zeminlere dik açı ile geldiği en son yerlerdir.
Kutup Daireleri
6633′ Kuzey ve Güney paralelleridir. Aydınlanma çemberinin yıl içinde yer değiştirdiği, 21 Haziran ve 21 Aralık tarihlerinde teğet geçtiği paralellerdir.

• Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak matematik iklim kuşakları oluşur.

Matematik İklim Kuşakları

Dünya’nın 2327′ lık eksen eğikliği dikkate alınarak belirlenmiştir. Dönenceler arasında kalan alan, güneş ışınlarının yıl içinde iki kez dik açı ile geldiği Tropikal Kuşak’tır. Dönenceler ile Kutup Daireleri arasında kalan alanlar, güneş ışınlarının yıl içinde gelme açısının en çok değiştiği, bu nedenle 4 mevsimin belirgin olarak yaşandığı Orta Kuşak, Kutup Daireleri ile Kutup Noktaları arasında kalan alanlar ise Kutup Kuşağıdır.

• Dünya’nın eğikliğine bağlı olarak mevsimler oluşur.

Dünya’nın ekseni 2327′ eğik olduğu için Güneş ışınlarının yıl içinde gelme açısı ve buna bağlı
olarak ısıtma miktarı değişir.
21 Haziran’da Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimi,
Güney Yarım Küre’de tam tersine kış mevsimi başlar.
23 Eylül, Kuzey Yarım Küre’de sonbahar,
Güney Yarım Küre’de ilkbahar mevsiminin başlangıcıdır.
21 Aralık’ta Güney Yarım Küre’de yaz mevsimi, Kuzey Yarım Küre’de kış mevsimi başlar.
21 Mart’ta Kuzey Yarım Küre’de ilkbahar, Güney Yarım Küre’de sonbahar mevsimi başlar.

• Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle bir noktaya Güneş ışınlarının gelme açısı ve atmosferde tutulma miktarı yıl içinde değişir.

Örnek : Güneş ışınları 21 Aralık’ta Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bu tarihte ışınlar Ankara’ya yıl içindeki en dar açı (260) ile ulaşır. Işınların gelme açısının daralmasının yanı sıra, atmosferde en uzun yolu geçerek yeryüzüne ulaşmaları nedeniyle atmosfer tarafından tutulma oranı da en fazladır.
21 Haziran’da ise ışınların Ankara’ya 73 ile ulaşmasına bağlı olarak atmosferde kat ettikleri yol ve atmosfer tarafından tutulma oranı en azdır.

• Eksen eğikliği nedeniyle Güneş’in ufuk düzleminde öğle vakti ulaştığı tepe noktasının yeri yıl içinde değişir.

• Dünya üzerinde aynı anda gece ve gündüz yaşayan alanları birbirinden ayıran sınıra aydınlanma çemberi denir. Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak aydınlanma çemberi Kutup noktaları ile Kutup Daireleri arasında yer değiştirir. Bu yer değiştirme soncunda gece ve gündüz süreleri değişir, aralarındaki fark Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Bu fark 21 Haziran ve 21 Aralık’ta en fazla olur.

• Bir noktada Güneş’în doğuş ve batış saatleri yıl boyunca değişir. Güneş, yaz aylarında erken doğup geç batarken kış aylarında geç doğup erken batar.
Örnek : 21 Haziran’da Güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne dik gelir. Aydınlanma çemberi Kutup Daireleri’ne teğet geçer. Bunun doğal sonucu olarak Kuzey Yarım Küre’de gündüzler gecelere göre uzundur.

Eksen Eğikliği Olmasaydı

Dünya’nın ekseni 2327′ eğik olmasaydı eksen ile yörünge düzlemi (ekliptik) arasındaki açı 90 olurdu.
• Yerleri eksen eğikliğine bağlı olarak belirlenen Dönenceler, Kutup Daireleri ve Matematik İklim Kuşakları oluşmazdı.
• Işınlar yıl boyunca Ekvator’a dik gelirdi.
• Aydınlanma çemberi yıl boyunca Kutup Noktaları’ndan geçeceği için yeryüzünde gece ve gündüz süreleri sürekli 12 şer saat olurdu.
• Dünya üzerindeki bir nokta Güneş ışınlarını yıl boyunca aynı açı ile alacağı için mevsimler oluşmazdı.

Eksen Eğikliği Daha Fazla Olsaydı

Dünya’nın ekseni 2327′ dan daha fazla eğik olsaydı, Dönenceler ve Kutup Daireleri’nin yerleri değişirdi.
Buna bağlı olarak;
• Tropikal kuşak ve Kutup kuşağı genişler, Orta kuşak daralırdı.
• Orta kuşakta yazlar daha sıcak, kışlar daha soğuk geçerdi.
• Aydınlanma çemberinin yer değiştirme alanı genişleyeceği için gece ve gündüz süreleri arasındaki fark daha da artardı.

Eksen Eğikliği Daha Az Olsaydı

Dünya’nın ekseni 2327′ dan daha aza eğik olsaydı, dönencelerin ve kutup dairelerinin yerleri değişirdi. Buna bağlı olarak;
• Tropikal kuşak ve Kutup Kuşağı daralır, Orta Kuşak genişlerdi.
• Orta Kuşak’ta yazlar daha serin, kışlar daha ılık geçerdi.
• Aydınlanma çemberinin yer değiştirme alanı daralacağı için gece ve gündüz süreleri arasındaki fark daha da azalırdı.

Coğrafi Konum

Yeryüzündeki herhangi bir alanın bulunduğu yere, o alanın coğrafi konumu denir. Coğrafi konum, matematik konum ve özel konum olarak iki şekilde ifade edilir.

Matematik Konum

Dünya üzerinde bir nokta veya alanın yerinin belirlenmesi için, o noktanın Ekvator’a ve başlangıç meridyenine olan uzaklığının bilinmesi gerekir. Bunun için enlem ve boylam kavramlarından yararlanılır.
Örnek : Türkiye 36 – 42 Kuzey enlemleri,
26 – 45 Doğu boylamları arasında yer alır.

Özel Konum

Dünya üzerindeki bir yerin çevresine, denizlere, yer şekillerine, anayollara, geçitlere ve komşularına göre konumudur.
Özel Konum;
İklim koşullarını,
Doğal bitki örtüsünü,
Tarımsal etkinlikleri,
Nüfus ve yerleşme biçimini,
Ekonomik etkinlikleri,
Ulaşım olanaklarını,
Siyasal ve kültürel yapıyı etkiler.

Enlem

Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç paraleli olan Ekvator’a uzaklığının açısal değeridir.
Q açısı, D noktasının Ekvator’a olan uzaklığının açı cinsinden değeridir ve D noktasının enlem derecesini verir.
Örnek :
Q açısının değeri 45 ise, D noktasının enlem derecesi 45 dir.

Enlemin Etkileri

Bir yerin enlemi,
Güneş’in ufukta ulaşabileceği yükseklik
Güneş ışınlarının yere değme açısı,
Gölge boylarının yıl içindeki değişimi,
Gece – gündüz sürelerindeki değişim,
İklim koşulları, hakkında bilgi verir.
İklim koşullarına bağlı olarak,
Bitki örtüsü,
Tarım ürünleri ve hayvan ürünleri,
Akarsu rejimleri,
Deniz sularının özelliği,
Nüfus ve yerleşme özelliği
Tarımın ve ormanların üst yükseklik sınırı,
Kalıcı karların başlama yüksekliği hakkında bilgi edinilebilir.

Boylam

Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan uzaklığının açısal değeridir.
Q açısı, D noktasının başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden değeridir ve D noktasının boylam derecesini verir.
Örnek : D noktasına ait Q açısının değeri 30 derece ise,
D noktasının boylam derecesi 30 dir.

Boylamın Etkileri

Bir yerin boylamı ;
Yerel saatler,
Saat dilimleri,
Aynı enlem üzerindeki noktalarda Güneşin doğuş ve batış saatleri hakkında bilgi verir.

Yerel Saat : Bir noktada Güneş’in gökyüzündeki konumuna göre belirlenen saate yerel saat denir. Aynı boylam üzerindeki noktalarda yerel saat aynıdır. Herhangi bir meridyenin Güneşin tam karşısına geldiği an, meridyen üzerindeki tüm noktalarda yerel saat 12.00′dir.
Güneş, doğudaki bir noktada batıdaki yerlere göre daha önce doğar ve daha önce batar; bu nedenle yerel saat doğudaki yerlerde daha ileridir.

Yerel Saat Hesaplamalarında İzlenecek Yol

• Meridyen farkı hesaplanır.
• Meridyenler başlangıç boylamına göre aynı yönde ise çıkarma, farklı yönde ise toplama işlemi yapılarak meridyen farkı bulunur.
• Zaman farkı hesaplanır.
• Birbirini izleyen iki meridyen arasındaki zaman farkı 4 dakikadır. Meridyen farkı ile 4 dakika çarpılarak zaman farkı bulunur.
• Zaman farkı soruda verilen yerel saate eklenir veya çıkartılır.
• Doğuda olan bir yerin yerel saati ileridir. Bu nedenle soruda verilen yerin yerel saati ileri ise zaman farkı çıkarılır, yerel saati geri ise zaman farkı eklenir.
Örnek : 20. Doğu meridyeni üzerindeki A noktasında yerel saat 21.00 iken,
B noktasının yerel saati kaçtır? Çözüm :
Meridyenler başlangıç boylamına göre aynı yönde oldukları için çıkarma işlemi yapılır.
Meridyen farkı = 40 – 20 = 20 meridyen
Zaman farkı = 4 * 20 = 80 dakika ise 80 / 60 = 1 saat 20 dakika
B noktası A noktasına göre daha doğuda olduğu için yerel saati ileridir.
B’nin yerel saati = 21.00 + 01.20 = 22.20 dir.

Güneş’in Doğuş veya Batış Saatinin Bulunması

Bir noktada Güneş’in doğuş veya batış saati verildiğinde, aynı paralel üzerinde bulunan başka bir noktada Güneş’in doğuş veya batış saatini bulmak için,
• Aradaki zaman farkı bulunur.
• Güneş doğudaki yerlerde daha erken doğup battığı için, Güneş’in doğuş ve batış saatinin sorulduğu nokta doğuda ise zaman farkı verilen saatten çıkarılır. Sorulan nokta batıda ise zaman farkı verilen saate eklenir.

UYARI : Meridyenler, Greenwich’e (0) göre farklı yönde ise, meridyen farkını bulmak için toplama işlemi yapılır.
UYARI : 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde (ekinokslarda) bir yerdeki Güneş’in doğuş veya batış saati verilirse, bir başka yerdeki Güneş’in doğuş veya batış saati bulunabilir. Çünkü bu tarihlerde gece – gündüz süreleri eşit olduğu için Güneş doğduktan 12 saat sonra batar ve battıktan 12 saat sonra doğar.
Saat Dilimleri
Dünya 15 derecelik aralıklarla 24 saat dilimine ayrılmıştır. Her saat diliminin ortasından geçen meridyen o saat dilimini kullanan ülkelerin ortak saat ayar meridyenidir. Türkiye 2. Ve 3. Saat dilimlerinde yer alır.

UYARI : Bir ülkede birden çok saat dilimi kullanılması için, ülkenin doğu – batı doğrultusunda en az 2 saat dilimini kapsayacak kadar geniş olması gerekir.

İKLİM BİLGİSİ (Klimatoloji)

Atmosfer ve özellikleri

İklim

Geniş bir bölge içinde ve uzun yıllar boyunca değişmeyen ortalama hava koşullarına iklim denir.

İklim, coğrafi ortamın oluşması ve şekillenmesi ile insanların yaşantı ve etkinlikleri üzerinde önemli rol oynar.
Örneğin bir yerdeki doğal bitki örtüsü, akarsuların özellikleri, insanların yaşam tarzları, konut tipleri, ekonomik etkinliklerinin türü, iklimin kontrolü altındadır. İklimi oluşturan çeşitli öğeler vardır. Bunlar sıcaklık, basınç, rüzgârlar, nemlilik ve yağıştır. İklim elemanları adı verilen ve birbirlerini etkileyen bu öğeler arasında ayrılmaz bir ilişki vardır.
İklim olayları atmosfer içinde gerçekleştiği için öncelikle atmosfer ve özelliklerinin incelenmesi gerekir.